Bu Hayatta Kalmanın 1001 Yolu


                       

    Bonjour, les amis !
    Bilirsiniz ki bir şeyi yapmanın bir sürü yolu vardır çoğu zaman. Çocukken her zaman doğru yolu seçemeyiz. Büyüdükçe farklı yollar deneriz ve en son doğru olanı öğreniriz (er ya da geç). Ben hayatta 19.yılını doldurmaya adım adım yaklaşan birisi olarak bu hayatta kalmak için çeşitli yollar denedim. En son doğrusu bu dediğim bir yol buldum ve uyguluyorum. Daha fazla yaşayınca değişmeyecek bence ama belli olmaz tabiki de sonuçta hayat bu belki yine yanlış bir yol bulmuşumdur ha? Ama doğru olduğuna inandığım için düşündüklerimi sizinle de paylaşmak istedim. Ama tabiki de size başlıkta yazdığım gibi 1001 tane yol söylemeyeceğim. 1001 tane yol söylersem yaşayacağınız hayatın benimkinden ne farkı kalır ? Size önemli olanları söyleyeceğim siz de onlara göre kendinize yeni yollar açacaksınız. E o halde buyurun bakalım ;
1)       Bir numaralı kuralım dolayısıyla da altın kuralım ‘Hayatın merkezi olun.’ Evet evet doğru duydunuz. Ama kendi hayatınızın merkezi. Sizden başka hiç kimse sizin hayatınızın odak noktası olmaya layık değil.Yani diyorum ki aptallık etmeyin siz kendi hayatınızdaki en önemli varlıksınız.
2)      Aslında bir numarayı uyguladıktan sonra başka maddelere gerek kalmıyor ama hadi benden size birkaç ipucu daha. Şöyle bir göz atın etrafa insanların hayatları başkalarının hayatlarında yer almaya çalışmakla geçiyor. Ama siz şanslı kesimdensiniz şu an bu yazıyı okuyorsunuz ;) O yüzden siz bu hataya düşmeyin. Kimse için kendinizi harap etmenize gerek yok. Zaten birisinin hayatında olmanız gerekiyorsa bir bakmışsınız o hayattasınız, uğraşmanıza gerek kalmaz. Baktınız olmuyor benim gibi olun (!) bırakın diğerleri sizin hayatınıza girmeye çalışsın.
3)      Evetttt ! Gelelim üç numaraya. ‘Başkaları size ne diyorsa dönüp aynısını aynaya söylesinler.’ Yani efendim diyorum ki başkaları çok iyi biliyorsa kendileri yapsınlar. Tabii ki de size verilen öğütleri dinleyin ama onları kendi akıl süzgecinizden geçirmeden uygulamayın. Bu hayata kendi yorumunuzu katın efendim.
4)     Bunların yetmeyeceğini mi düşünüyorsunuz ? (Bence yeter ama pandalar hatrına bu maddeyi de ekliyorum) Evet efendim dördüncü maddemiz hiçbir şeyin sizi sizden habersiz üzmesine izin vermeyin. Hayır, bakın yanlış anladınız üzülmeyin demiyorum üzülün, kahrolun hatta yüzünüz gözünüz şişsin ağlamaktan ama neye üzüleceğinize kendiniz karar verin. Bir bakın olaylara şöyle acaba sizin o minnoş kalbinizi kırabilecek nitelikteler mi ? Uzun lafın kısası öyle gelen geçen üzemesin sizi. Sizi bir tek siz üzebilirsiniz. (Bunu uyguladıktan bir müddet sonra göreceksiniz ki artık kolay kolay üzülmüyorsunuz önünüze gelenlere.)
    Son olarak şöyle kendinizi bir müddet hayattan soyutlayıp etrafınızda hızla akıp giden hayatlara ve insanların koşuşturmalarına bakın derim. O zaman anlayacaksınız, merkeze kendinizi koyun, hayatı kendiniz yorumlayın, üzüleceğiniz şeylere bile kendiniz karar verin derken neyi kast ettiğimi.
    Evettt ! Şu an sen nerden bileceksin ben bu hayatta nasıl kalırım diyorsanız siz olmuşsunuz demektir. O zaman benim burada işim bitmiştir. Siz şimdilik hayatta kalın. Daha sonra (yani hayatta kalırsanız) sizinle şu hayatta nasıl daha kaliteli kalabileceğinizi tartışırız.
     Au revoir, les amis !

Yorumlar