Hayat Kalitenizi Artırmanın 1001 Yolu



   
Kaliteli hayata doğru...


    Bonjour, les amis !
    Nasılsınız bakalım görüşmeyeli ? Hala hayatta mısınız ? Sözlerimi dinlediniz mi yoksa öyle şans eseri mi hayatta kaldınız acaba ? Neyse efendim şu anlık önemli olan hayatta kalmış olmanız. Sonuçta ne demiştim ? Bir şeyi yapmanın bir sürü yolu vardır. Farklı yollar dener en son doğru olanı buluruz. Siz de önünde sonunda doğru yolu bulacaksınız. Yok efendim yanlış anladınız kendimi övmüyorum gerçeklerden bahsediyorum. Neyse neyse çok uzattım sıkmayayım canınızı da konuya geçeyim hemencecik. Madem hayatta kalmayı öğrendiniz (ya da şans eseri hala hayattasınız) izninizle şimdi de kaldığımız hayatın kalitesini biraz arttıralım istiyorum. Hayatta kalmak için söylediğim şeyleri hatırlıyor musunuz ? Onların üstünden giderek başlayacağız.
  1.  Hayatta kalmanın altın kuralı kendinizi hayatınızın merkezine koymaktı. Kaliteli kalmanın yolu ise bunu sadece sizin yapmadığınızı bilmektir. Basitçe anlatmak gerekirse kendini hayatın merkezine koyan tek insan siz değilsiniz. Siz bir şeyleri yaparken bu hakkı kendinizde görüyorsanız bilin ki diğer insanlar da bu hakkı kendilerinde görebilirler. Davranışlarınızı ona göre ayarlayın efendim. Yani kendinizi düşünün tabii ama dikkat edin de bencilliğinizde boğulmayın.
  2.  Gelelim şu başkalarının hayatlarında olma mevzusuna. Dediğimin arkasındayım hala kimse için kendinizi harap etmenize gerek yok. Ama unutmayın başkaları da sizin hayatınıza girmek için kendini harap etmez. Yani ben öyle tahtımda oturayım diğerleri de gelsin yeteneklerini sergilesinler beğendiğimi hayatıma alayım gibi bir şey düşünmeyin sakın efendim ! Hayır yani siz ben misiniz ?          
  3.  Üç numaraaa !! Kısaca ‘ayna ayna ayna’* kuralımız. Başka insanlar sizin hayatınızda söz sahibi değil ise siz de onların hayatında söz sahibi değilsiniz. Üzgünüm efendim ama birinin sizi bu gerçekle yüzleştirmesi gerekiyordu artık. Öyle ben her şeyi doğru yaparım o yüzden kimse bana karışamaz ben herkese karışırım falan diyorsanız şöyle bir silkelenin kendinize gelin hemen. Sizin doğrularınız sadece sizin hayatınızda geçerlidir ve herkesin kendine özgü bir hayatı vardır.
  4.  Evet diyelim ki başınıza kötü bir olay geldi ve bu olayın sizi üzebileceğine karar verdiniz. Bir gün üzüldünüz, iki gün üzüldünüz hatta zorluyorum üçüncü gün de üzüldünüz ama yeter ! Artık başınıza gelen bu durumdan şikayet edip her gün aynı şey için kendinizi paralamayı bırakın. Eğer düzeltilebilir bir durum ise nasıl düzelteceğinizi düşünün yok düzelmeyecek bir durumsa da artık yapabileceğiniz bir şey yok efendim. Geçmiş olsun. Şunu fark edin eğer düzelmeyecek bir durumsa siz buna beş gün üzülseniz de düzelmez on gün üzülseniz de. Hatta kendinize ders çıkarın bu olaydan eğer varsa olumlu taraflarını görün lütfen. Umarım ne demek istediğimi anlamışsınızdır.
  5.  Bilirsiniz bazen yaptığınız şeyler diğer insanlar tarafından yanlış anlaşılır. Aslında farklı bir şey düşünerek yaptığınız şeyleri insanlar kendilerince yorumlar ve ona göre davranırlar. Bu durum kimsenin hoşuna gitmez. İnsanlara kendinizi anlatmaya çalışırsınız. Anlamıyorlarsa fazla zorlamayın. Sizin içiniz rahat olduktan sonra gerisinin pek önemi yok. Lakin unutmayın eğer siz bir olayı yaparken herkesin düşündüğünden farklı bir şey düşünerek yapabiliyorsanız başkaları da böyle yapabilir. Bir insanı eleştirmeden önce onu dinleyin. Diyelim ki dinlemeden önce eleştirdiniz sonradan dinlediğinizde haksız çıkarsanız özür dilemeyi unutmayın. Özür dilemek sizden bir şey çalmaz. Ben bile özür diliyorum efendim sonuçta.

    Evet, izninizle yazımın sonuna geliyorum artık. Bakın sırf siz kaliteli hayatlar yaşayın diye üşenmedim oturdum bir değil, iki değil, üç değil, hatta dört de değil tam tamına beş kavanoz bal ay pardon madde yazdım (hem de bedava). Değerimi bilin lütfen. Ben üstüme düşeni yaptım umarım siz de hayatınızı kaliteli hale getirmek için biraz çaba sarf edersiniz. Bir sonraki görüşmemize kadar kaliteli hayatlar yaşamanız dileğiyle efendim.
    Au revoir, les amis !

*Ayna ayna ayna kuralı : İlkokul döneminden kalma size kötü söz söyleyen birine karşı ellerin ayna tutar pozisyonuna getirilip ayna ayna ayna… denmesidir. ‘Söylediğin şeyler sana döndü’ anlamını içerir.

Yorumlar