Bonjour, les amis!
Başaramıyoruz
efendim. Niye yapamıyoruz? İnsan olarak geldiğimiz bu dünyada neden insan
olarak kalamıyoruz? Yaşadıklarımız mı bizi bu hale getiriyor? Hayır hayır bu cevabı kabul etmiyorum.
Ben size fikrimi söyleyeyim. Bence bu arşa kadar çıkan egolarımız yüzünden
oluyor. İnsanın kendini sevmesinden bahsetmiyorum. Her zaman yaptığım gibi hala
insanın kendini sevmesi gerektiğini savunuyorum. Ben size kendini sevmek,
kendini bilmek adı altında yaptığımız egodan bahsediyorum. Acilen bu durumdan
kurtulmamız gerekiyor. Düşünsenize ilerde çocuklarımız olacak hatta aranızda şu
an çocuğu olanlar da vardır. Onlar bizden bu egoist davranışları görüp doğru
olanın bu olduğunu sanacaklar ve bu bir döngü haline gelecek. Hey ! Size
diyorum efendim. Bu döngüyü bir yerden kırmamız gerek. E ben başlıyorum o
zaman, siz de aklınıza gelen farklı bir şey olursa devam ettirin lütfen.
- Örnekle anlatmanın her zaman anlaşılmayı kolaylaştıracağını düşünmüşümdür. O yüzden ben de öyle yapacağım. Diyelim ki bir AVM ye gittiniz. Gittiğiniz zaman dilimine göre oradaki güvenlik görevlisine ‘günaydın’, ‘tünaydın’, ‘iyi akşamlar’ gibi kelimeler söyleyebilirsiniz ya da sokağı temizleyen birini gördüğünüzde ‘kolay gelsin’ diyebilirsiniz. Hem de bir şey diyeyim mi size? Çok şaşıracaksınız bunu duyunca. Onlar da size karşılık vereceklerdir, evet evet konuşabiliyorlar. Çünkü sandığınızın aksine onlar da sosyal yaşamları, aileleri, arkadaşları olan bu evrende yer kaplayan birer insan. Bu dünyada tek olduğunuzu sanmıyordunuz değil mi ? Sizden ve sizin arkadaşlarınızdan farklı insanların da yaşamları var. Korkmanıza gerek de yok bunu yapınca herhangi bir yerinize bir şey olmayacak.
- Diyelim ki birisi size bir iyilik yaptı. Öyle çok büyük bir şeyden bahsetmiyorum. Küçük şeyler düşünün. Sizin için asansörü bekletmiş olabilir mesela ya da bir yere girerken kapıyı sizin için de tutmuş olabilir, yere düşen eşyanızı alıp size vermiş olabilir. Tam bu noktada ona ne diyoruz biliyor musunuz? Teşekkür ederim. Hadi birlikte söyleyelim ağzımız alışsın. TE-ŞEK-KÜR E-DE-RİM. Bakın zor değilmiş değil mi? Hatta sizlere bir sır vereyim mi? Bunu söylemek zorunda bile değilsiniz. Gülümseyebilirsiniz, tanıdığınız biriyse omzunu sıkabilirsiniz (tanımıyorsanız ne tepki vereceğinden pek emin olamayız sonuçta). Gördünüz mü ağzınızı açmanıza bile gerek yok.
- Sizden küçük ya da dediğinizi yapacak birisi olsa bile birinden bir şey isterken rica edin lütfen. Çünkü kimse sizin için bir şey yapmak zorunda değil. Nesiniz siz? Padişah falan mı?
- Bu kolay maddelerden sonra gelelim en önemli şeye. Sırf karşınızdaki insandan daha çok paranız var diye ya da ondan daha yüksek bir mevkide olduğunuz için onu ezmek gibi bir hakka sahip değilsiniz. Yüksek mevki size daha fazla para kazandırır başka birisini ezme hakkını değil. Bence bunu bir kağıda yazıp aynaya falan asın, her sabah görmeniz aklınızda kalmasını kolaylaştırır. Biri size paranızı sorduğunda ortaya koyacak bir maddiyatınız olabilir ama önemli olan insanlığınız sorulduğunda ortaya koyacak bir şeylerinizin olması. Bir iktisatçı olarak söylüyorum ki para her şeyin cevabı değil efendim. İnanın bana. Aynı zamanda bu sadece sizin için geçerli değil haberiniz olsun. Çocuklarınız da sırf koleje gittikleri için kağıt toplayan çocuklardan daha üstün falan değiller. Çocuğunuza bunları aşılamayı bırakın artık. Sonuçta hepsi kaydıraktan kaymayı seven, salıncak sırası bekleyen çocuklar. Sadece büyük bir evde kalıyorsunuz diye kimseyi aşağılayamazsınız.
- Sizinle aynı düşünceye, aynı inanışa sahip olmayan insanlar var hayatta. İstemezseniz onlarla arkadaş olmazsınız ama bu onlarla kavga edeceğiniz anlamına da gelmez. Haddinizi bilin lütfen. Hem olaya şu açıdan da bakın herkes aynı şeyi düşünse düşünmenin ne anlamı kalırdı? Sizin fikrinizin ne önemi kalırdı? Bu bencillik sizi iyi bir sonuca götürecekse bu konuda bencillik yapın lütfen.
- Son olarak her zaman bahsettiğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. Size hep kendinizi bu dünyadaki en önemli varlık olarak düşünün diye başlayan cümleler kuruyorum. Siz de her zaman ki gibi sadece işinize yarayan kısmı alıyorsunuz. Cümlenin devamını hatırlayan var mı efendim? Ama unutmayın sadece siz böyle düşünmeyeceksiniz. Herkes böyle düşünecek. Herkes kendi dünyasındaki en önemli varlık. Buna göre davranmayı bilmemiz lazım efendim.
Yazının sonuna
geldik. Umuyorum yine sadece kendi işinize yarar kısımları çekip almazsınız. Bu
arada bu altı madde aslında aynı şeyi anlatıyor. Saygı duymak. Bir aydınlandınız
mı? Yazının temeli saygı duymakmış. Evet öyle. Mesleği sizden farklı olan ya da
sizden farklı bir yerde yaşayan insana saygı duymak. Cümlenin güzelliğine
bakın. Çok uzatmadan gidiyorum meraklanmayın. Son olarak da yine umuyorum ki daha
insancıl bir yaşam sürdürebiliriz. Ha bir de kolaya kaçmayın lütfen ben sadece
bir maddeye yazdım ama siz bu maddelerin hepsini çocuğunuza öğretin ki
devamlılık yaratabilelim.
Au revoir, les amis!
DİPNOT: Size saygı
duyan birine saygı duymak zorundasınız. Size saygı duymayanlara saygı
duyabiliyorsanız bu mükemmel hareketiniz ve sabrınız için sizi tebrik ederim
efendim.

Yorumlar
Yorum Gönder