Bonjour, les amis!
Aldınız mı elinize
kağıt kalemi? Buyurun başlayalım o zaman. Herkesin merak ettiği bir şeyi anlatacağım bugün size efendim. Nasıl
mutlu olunur? Evet şöyle bir bakıyorum da depresyon, mutsuzluk herkesin dilinde
niye kimse mutlu olmaktan bahsetmiyor. Ha evet ben mutlu olmak istiyorum diyen
bir sürü insan var ama bahsettiğim bu değil benim şikayetim insanların mutlu
olmak istiyorum deyip kendilerine gelen mutluluğu ellerinin tersiyle itmeleri.
Peki niye olmuyor efendim? Neyi gözden kaçırıyoruz? Biraz inceleyeyim bu konuyu
dedim ve yine 1001 tane (!) şey buldum. Tamam tamam kısa kesiyorum siz de bir
an önce mutlu olmaya başlayabilirsiniz bu şekilde.
- Öncelikle başınıza gelen dertleri çözmeyi ertelemeyin. Ertelemek, düşünmemek hiçbir işe yaramaz. Bir şeyi ne kadar çabuk çözüme kavuşturursanız kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Yarım kalmış, çözülmeyi bekleyen her olay beyninizi meşgul eder ve bu meşguliyet de sizi mutluluktan uzaklaştırır. Biliyorum bazen olaylar hemen çözüme kavuşamazlar o zaman onların çözüleceği vakit gelene kadar başka şeyler yapmanız gerekiyor. Bildiniz! Ne olduğunu bir sonraki maddede söyleyeceğim.
- Yok saymayı öğrenin. Evet çözülmemiş şeyler mutluluğumuzu engeller dedim ama bazı olaylar aslında o kadar basittir ki çözmekle uğraşmak sizi daha çok yorup mutsuz edebilir. Tabii hangi olayı yok saymanız gerektiğiyle ilgili doğru karar vermeniz gerekiyor.
- Gülümseyin. Evett! Gülümseyin. Beynimiz çok efsanevi bir varlıktır ama çabuk kanar e o zaman biz de bunu kullanalım değil mi efendim? Siz gülerseniz beyin de sizi mutlu sanıp ona göre hormon salgılar. Siz de mutlu olursunuz.
- En önemli şeyi son maddeye sakladım. Size bir sır vereceğim şimdi. Küçük şeyler de bizi mutlu edebilir. Kendinizi sizi sadece büyük olaylar mutlu edebilirmiş gibi şartlamaktan vazgeçin lütfen. Belki biraz klişe olacak (ki bilirsiniz klişelerden hiç hoşlanmam ama buna rağmen yazıyorsam önemseyin derim) bazen bir söz, bir bakış, öylece bulunup hediye edilmiş bir taş parçası bile sizi büsbüyük şeylerden daha mutlu edebilir. N’olur göz ardı etmeyin bunları. Bir anlık hava atma hevesinizle karşınıza gelen mutluluğa sırtınızı çevirmeyin.
Bu arada buraya yazmadım ama
hala dediğimin arkasındayım. Mutsuzluğu da kabullenmeniz gerekiyor. Bunu bir
yazı boyunca anlattığım için burada tekrar bahsedip sizi sıkmak istemedim ama
dipnot olarak yine yazayım tabii unutanlarınız vardır belki. Neyse efendim ben
yine görevimi yerine getirdim umarım şikayet etmeyi bırakır gözlerinizi
açarsınız artık. Mutluluk şikayetlerinizin arkasında sizin onu fark etmenizi bekliyor.
Görün onu. Mutlu günler dilerim.
Au revoir, les
amis!
*Tabii ki benim
söylediklerimle geçmeyecek acılar, basit bir gülümsemeyle halledilmeyecek
sorunlar var biliyorum ama her şeyin üstesinden gelebileceğinizi biliyorum ben
efendim. Sadece çabalayın. Başardığınızı göreceksiniz. Kimin okuyucususunuz siz
sonuçta?
*Depresyon,
üzgünlük, mutsuzluk her insanın yaşayabileceği şeyler. Sadece bunlar hava
atılacak şeyler değil. Geç olmadan fark edin mutluyum diyebilmek depresyondayım
demekten daha havalıdır efendim.

Mutluluk denilen kavram aslın da çok saçma değil mi ?
YanıtlaSilMutluluk nasıl tanımlarsanız ona göre şekillenecek bir kavram bence ona farklı tanımlarla yaklaşmayı deneyin.
Sil