Bonjour, les amis!
Uff Google bırak
artık peşimi, denedik yapamadık işte ne istiyorsun benden hala? Hayır efendim
tabii ki vizelerim dolayısıyla kafayı falan yemedim, Google ile sevgili
olmadığımın farkındayım. Ama kendisi bana eski sevgilimmiş gibi davranıyor.
İzninizle siz bana tamamen ‘psikolojisi bozuldu kızın tüh tüh’ tanısı koymadan
ben niye böyle bir şey söylüyorum anlatayım size. Malumunuz blog kullanan çoğu
insan bir süre sonra Adsense’e başvuruyor. Bilmeyenler için kısaca söylemem
gerekirse Adsense bloga reklam alıp, para kazanmamızı sağlayan bir Google
uygulaması. Ben de bir müddet önce Adsense'e başvurdum. Peki ne mi oldu?
Şu an okurken karşınıza
herhangi bir reklam çıkmamasından da fark edeceğiniz gibi ret yedim. Bu cümleyi
yazdıktan sonra derin bir nefes alıp yaklaşık beş dakika boşluğa baktım. Hayır
yani insana biraz dokunuyor. Sen kimsin yani Google? Hadi bakalım kim daha
büyükmüş bir dahakine sen bana reklam vermek için yalvaracaksın. Heheyt be!
Yürü be Betül! (Şu saatten sonra heyecanla bloguma ‘efendim google daha
büyükmüş’ yazacağım zamanı bekleyeceğim.) Peki eski sevgili muhabbeti nerden
çıktı, ben bu havalara nerden girdim. Bundan bahsedeceğim ama önce bu süreci
biraz anlatmak istiyorum. Bir gün yine zirvede tek başıma takılırken, aklıma
yazıyorum evet insanlar okuyor, eğleniyorum e aynı zamanda biraz da para
kazansam fena olmaz tarzı düşünceler geldi. Eminim ki her bloggerın böyle bir
dönemi vardır. Sonra oturdum ve Adsense'e başvurdum. Uzun bir süre boyunca Google
adlı şahsın bana herhangi bir bildirim göndermesini bekledim. Hayır çünkü sizi
öyle bekletiyorlar ki (ya da benim çok şanslı olmamdan kaynaklı başıma geldi)
başvuru yapıp yapamadığınızdan bile emin olamıyorsunuz. Neyse efendim bir
müddet sonra benim canıma tak dedi buna bir çözüm bulmam gerektiğine karar
verdim (bilirsiniz belirsizliklerden haz etmem) ve oturdum bir daha başvurmaya
kalktım. Olayları çözüş şeklim ektedir. Koskoca Google benimle ilgilenmeyecek
değil ya ben başvuramadım diye olmuştur diye düşündüm. Sonuçta benden
bahsediyoruz yani BEN! Sonra karşıma en geç iki hafta içinde dönüş alacağım bir
ekran çıktı. Rahatladım en azından başvurabilmişim artık elimde belli bir zaman
dilimi de var. Peki ne oldu? Soğuk bir Ankara sabahında gideceğim yere ulaşmak
için metroya binmişken (şimdi neden para kazanmaya çalıştığımı anlıyor musunuz
efendim?) mailimden gelen bir bildirimle uykum açıldı. Evet sınırsız pizza
çekilişi bana çıkmış! Bence bu daha önemli ama tabii ki böyle bir şey olmadı.
Google mail atmış. Reddedilmek benim için sorun değil efendim. Sonuçta intikam
planı falan yapacak değilim ya. ASLA! Koskoca Google resmen insanın eski
sevgilisinin konuşacağı tarzda konuşmuş. Resmi, soğuk ve konunun uzatılmasına
icazet vermeyecek tarzda. İlginiz için teşekkür ederiz. Yaptığımız inceleme
sonucunda ölçütlerimizi karşılamadığınıza karar verdik. Başvuruları reddetme
hakkımızı saklı tutarız. Bla bla bla. Kararımızın ayrıntılı nedenleriyle ilgili
sorularınıza cevap verilemeyeceğini bilmenizi isteriz. Anlayışınız için
teşekkürler. Ne anlayışı? Kimin anlayışı? Sen kimsin Google? Nasıl reddedersin beni?
Bu yaptıklarına çok pişman olacaksın! Bu cümleler benim sesimle kulağınızda
çınladı mı efendim? Çünkü o an metroda olanlar bunları hep duydu. Neyse ki
sabah saati olması sebebiyle çok kişi yoktu. Ama ben yine de metroda bulunanlardan özür dilemek istiyorum
sabah sabah benim o harika(!) sesimi duymak çok hoşunuza gitmemiş olabilir. Ben karar verdim efendim Google ile ilişkimi bir daha gözden geçireceğim zaten kendisine o kadar
aşık değilim. Ben sensiz yapamam Google sana çok bağlandım diyecek kadar ergen
de değilim. Ama tabi bu daha fazla hırslanıp o reklamları bir gün bloguma
koydurtacağımdan vazgeçtiğim anlamına gelmiyor. Her an bir yazıma tıkladığınızda
karşınıza bir reklam çıkabilir. Sonuçta ben Betül’üm. Ben istersem Google dahil olmak üzere karşımda kim durabilir. Neyse neyse Google tarafından buradan atılmadan gideyim artık. Öyle bir anlatmak, sizinle dertleşmek istedim. Sağ olun dinlediğiniz
için. Hepinize reddedilmediğiniz günler dilerim.
Au revoir, les
amis!

Yorumlar
Yorum Gönder