Kendimi bildim bileli karanlıktan korkarım. Çocukken bu
korkuyla baş etmek çok zordu. Bu korkumu tamamen yendiğimi söyleyemem ama en
azından artık baş edebiliyorum. Ya da edebiliyordum mu demeliyim? Çocukken
karanlık olan bir yerde bir şeyler var sanırdım. Hepiniz bilirsiniz zaten asılı
olan kıyafetler sanki canavarlarmış gibi gözükürdü mesela veya herhangi bir ses
duyunca da sanki karanlıktan geliyormuş gibi hissederdim. 20 yaşındayım ve hala
karanlıktan korkuyorum sadece biraz daha alıştım, sanırım artık baş etmeyi
öğrendim. Karanlık bir ortamda kalmak zorunda kalırsam orada aslında hiçbir şey
olmadığını bunların bilinçaltımın oyunu olduğunu söylüyorum kendime ve
sakinleşebiliyorum. Ama artık böyle diyemeyeceğim galiba değil mi? Artık
karanlıkta bir şeyler var. Özellikle de hemcinslerimin korkusu olan şeyler.
Elinde bıçakla, silahla ya da insana zarar verecek başka bir nesneyle gezen
şeyler. İnsan olarak tanımlamayacağım, benim için sadece uzay boşluğunda boşa
yer kaplayan şeyler.
Oysa insanlar büyüdükçe
korkuları geçer. Ben çocukken hep buna inanırdım. Benden büyük
insanlar korkusuz, çok cesur insanlar gibi gelirlerdi. Büyüyünce öyle olacağımı
düşünürdüm. Karanlık korkumu, yükseklik korkumu vb. korkularımın hepsinin
geçeceğini. Öyle olmadı tabii ki. Aksine yenileri eklendi onlara. Küçükken
sokakta oynarken, okuldan eve giderken, ekmek almaya fırına giderken peşimde
bir köpek olmadığı sürece arkama bakma gereği duymazdım. Şimdi ise herhangi bir
işimi halletmeye dışarı çıktığımda sürekli olarak sağımı, solumu, arkamı
kontrol etme ihtiyacı hissediyorum. Boş bir sokakta yürürken acaba karşıma
birisi mi çıkacak diye korkup hızlıca insanların olduğu bir yere gitmeye
çalışıyorum. Kalabalık bir yerde olunca da acaba buradaki herhangi bir insan
bana zarar mı verecek diye düşünüyorum. Biz nasıl bu hale geldik? Biz niye bu
hale geldik? Birbirimizi korumamız, birbirimize güvenmemiz gerekirken neden
insandan korkar hale geldik? Bu hiç zorunuza gitmiyor mu sizin? Kendinize gelin
artık! Mutlulukları, hüzünleri, korkuları, heyecanları olan kısacası yaşayan
insanlara, hayvanlara hiçbir canlıya dokunmayın. Eğer öldürmek istiyorsanız o
sığ düşüncelerinizi öldürün. Yok edin o iğrenç düşünceleri. Kurtulun hastalıklı
kişiliklerinizden. Kimse sizin yüzünüzden, sizin egolarınız, kabul edilmeyen
istekleriniz, iğrenç zevkleriniz yüzünden belki de çok sevdikleri bu hayattan
kopmamalılar, siz kimsenin yaşamını çalamazsınız. Çalmamalısınız da! Ben
çocukken yaptığım gibi yine bir yere giderken sadece havlayan köpeklerden ya da
çok hızlı giden arabalardan korkmak istiyorum. Bir de karanlıkta asılı olan
kıyafetlerden. Ben yemek yemeye, ders çalışmaya ya da gezmek, eğlenmek için bir
yerlere giderken ikide bir arkama bakmak istemiyorum. Ben gündüz vakti herhangi
bir şeyden korkmak istemiyorum. Buna alışmayı kabul etmiyorum. Kimse buna
alışmasın zaten. Ben dünyanın gittiği bu iğrenç yolu da kabul etmiyorum,
yıkalım o yolu. Bizim güvenebileceğimiz insanlara ihtiyacımız var. Bizim
insanlara ihtiyacımız var, insanlığı olan insanlara. Bizim yaşamımızı elimizden
alan değil o yaşamı güzelleştiren insanlara ihtiyacımız var. Hepimizin insan
olmayı öğrenmeye ihtiyacı var. İnsanlığı bilmeden olmuyor. Ne olur fark edin
artık bu şekilde yaşanmıyor.
İnsan kalın! İnsanca kalın!

Yorumlar
Yorum Gönder