Bonjour, les amis!
Bugün bu yazıyı yazarken her zaman olduğumdan daha fazla heyecanlıyım efendim. Karşınıza çıkalı tam bir yıl oldu. Acısıyla, tatlısıyla, özgüveniyle, öğrendiklerimle, anlattıklarım veya anlatmaya çalıştıklarımla tam tamına bir yıl. Belki biraz klişe olacak ama blogu açarken düşündüğüm şeylerin hepsini dünmüş gibi hatırlıyorum. Çok heyecanlıydım ilk yazımı defalarca kez silip baştan yazmıştım. ‘Acaba yazmaya devam edebilecek miyim? Bu işin altından kalkabilecek miyim?’ diye düşünüp durmuştum.Bir yılı doldurduğuma göre sanırım kalkabilmişim efendim. Tabii ki siz de beni hiç yalnız bırakmadınız hepinize çok teşekkür ederim. Umarım birlikte blogumun 10. daha sonra 100.yılını falan görebiliriz. (Tamam efendim tamam 100 biraz abartı oldu kabul ediyorum ama heyecanlıyım işte mazur görün). Üzgün olduğumda, mutlu olduğumda, hasta olduğumda ve daha bir çok zamanda hep buraya geldim ve size anlattım siz de dinlediniz zaman zaman dediklerimi uyguladınız ve bunu görmek şu an kendimle gurur duymamın sebebidir. (Burada alkışlamanız gerekiyor efendim sonuçta 1. yıl konuşması yapıyorum.)
Hayır hayır ağlamıyorum gözüme mutluluk kaçtı. Peki ben bu mutlulukla size ne anlatacağım? Tabi ki bir yıldır heyecanla beklediğiniz konuyu anlatacağım. Bu konuyu anlatmak için bundan daha güzel bir zaman olamazdı değil mi? Biliyorum içinizden diyorsunuz ki ‘Sen hepimizin aynı şeyi istediğini nereden biliyorsun Betül?’ Aptallık etmeyin efendim ben Betül’üm. Ben bilirim. O zaman daha da meraklanmayın söylüyorum efendim. Bugün size Betül Olmanın 1001 Yolu’nu anlatacağım. Evet evet hepiniz bunu nasıl yapacağınızı öğrenmek istiyordunuz. Umarım tam burada yazıyı kapatmamışsınızdır ama kapattıysanız da siz bilirsiniz tabi. E o zaman devam edenlerle gidelim meşhur maddelerime.
- Hazır mısınız efendim? Betül olmanın en önemli maddesini yazacağım şimdi. Bunu fark ettiğiniz an çoğu şey çözüme kavuşacak. Asla Betül olamazsınız! (Kalanlar da şimdi gittiler sanırım ama beni bilenler bu cümleyi ego yapmak için yazmadığımı bilip devamını da okuyacaklar zaten bana da sizler lazımsınız efendim.)
Asla Betül olamazsınız. Asla Betül olmayın! Çünkü Betül benim, siz sizsiniz. 1 yıldır bunu anlatıyorum efendim. Kendiniz olun. Gurur duyun siz olmaktan. Kimsede olmayan özelliklerinizle gurur duyun. Zaten kendiniz olduğunuzda, kendiniz olmayı kabul ettiğinizde çözülecek çoğu şey. Şöyle bir geriye bakıp düşünün efendim ne zaman ‘Ben buyum’ dediğinizde kötü hissettiniz. Hiç hissetmediniz. Nedenini de söyleyeyim. Çünkü kendiniz olduğunuzda, kendinizi kabul ettiğinizde kimse yıkamaz sizi, üzemez. Üzülmemek de insana kötü hissettirmez. Fark edin n’olur. Bırakın yanınızda da sizi olduğunuz gibi kabul edenler kalsın. Mutluluk da gelir bununla birlikte. Ve kendiniz olduğunuzda en çok istediğiniz şeyi yapmak çok kolaylaşır. Size bir sır vereyim mi? Benim olayım bundan başka bir şey değil efendim. Gerçekten doğru olduğuna inandığım düşüncelerimin*, kendimin arkasındayım, kendime güveniyorum. Bu yüzden Betül olmayın. Ha tabi önce insan olun efendim sonra kimseniz o olun. İnanın bana hayat bir tık daha kolaylaşacak. (Bir de Betül olamazsınız bunu sırf egodan söylüyorum ama 1 yıl hatırına hak ettim bence.) Tebrikleriniz için şimdiden teşekkür ederim efendim. Sizi çok sıkmadan gidiyorum daha kesilecek 1.yıl pastalarım var parti falan hazırlamışlar benim için. (Yalan! Sabah erkenden dersim olduğu için yatacağım o yüzden gidiyorum.) Sonuç olarak efendim kendiniz olun ve olduğunuz kişiye iyi bakın.
Au revoir, les amis!
*Dikkat edin efendim gerçekten doğru olduğuna inandığım düşünceler dedim yanlışa çekip de insan olmaktan çıkıp ben buyum demeyin sakın. Zaten bir insan düşüncelerinin ya da yaptıklarının doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu kalbinde bir yerlerde hisseder. Vicdanınızın rahat etmediği hiçbir davranışı benimseyip ben buyum demeyin. O zaman işler daha da sarpa sarar, suçu bana atarsanız da kabul etmem efendim ben sizi uyarayım en baştan!

Yorumlar
Yorum Gönder