Sanatçı Olmanın 1001 Yolu

 İşte geldim

Hani özledim demiştiniz ya

Dayanamadım geldim

Yazılarımı okuyan

Sözlerimi akıllarına kazıyan

Sizlere geldim efendim…

    Bonjour, les amis!

    Eee efendim uzun bir aradan sonra böyle bir dönüş yakışır diye düşündüm. Bu zamanda neler yaptım, neden yazı yazmadım? Bunları başka bir yazıda konuşuruz. Şimdi size karantinada kendimi geliştirdiğim bir olaydan bahsetmek istiyorum. Resim çizmek! Evet efendim doğru duydunuz. Ben kendimi bildim bileli güzel resim çizemezdim ve bu beni hep üzerdi. Resim çizebilenlere gıptayla ve büyük bir saygıyla bakardım. Bunu nasıl yapabildiklerini de hiç anlamazdım. Ama durmadım! Eve tıkılıp kaldığımız bu sürede kendimi bu konuda geliştirmeye çalıştım ve fark ettim ki resim çizebiliyorum. Ne kadar mutlu olduğumu betimlememe gerek yok sanırım bunu hepiniz gözünüzde canlandırmışsınızdır zaten. E tabii bunun sonucunda bir sürü teklif aldım ‘Betül n’olur çizimlerimizi sen yap’ diyen kaç kişiyi geri çevirdim efendim bir bilseniz. Şaka bir yana öyle bir hayalim de yoktu zaten. Ne münasebet efendim, kendimi avutmuyorum tabii ki!

Vakıfbank hala bana sponsor olmadı efendim yanlış anlaşılma olmasın
ama bu onun kaybı (!)


    Gelelim esas mevzuya ben bunu nasıl yaptım. Duyanlar duymayanlara seslensin Betül en derin sırlarını açıklıyor! Hazır mısınız? İnternet. Evet evet internet. Ya ne sanmıştınız? İnternet baya işe yarıyor efendim benden söylemesi. En azından bazı basit şeyleri hangi yolla çizmemiz gerektiğini gerçekten öğretiyor yani. Ve bence gayet eğlenceli bir şey resim çizmek. Hem daha önce çok yapmadığım, yapmayı denemediğim bir şeydi. Bu yüzden bunu karantinanın bana kattıkları arasına ekleyeceğim yani sadece boş boş oturmamışım değil mi? Efendim şimdi siz yazıya şöyle bir bakın bir eksik var değil mi? İronik olarak söylediğim ders çıkarmalık bir cümle yok! E o zaman o kısma geçelim. Şimdi ben 3-5 tane resim çizdim diye sanatçı mı oldum? Hayır olmadım. Hele de böyle herkesin bir yerden bakıp çizebileceği resimlerle? Hadi ama! Bence sanatçı olmak çizdiğiniz, yazdığınız ya da yaptığınız şeylere duyguyu katmakla başlar ama sadece hisleri işin içine katmakla bitmez. Aynı zamanda o işin içine kattığınız duyguyu karşı taraf da alabilmelidir. İşte bunu başarabilen insan sanatçıdır. Sırf eline kalem alıp iki çizgi çizen ya da iki kelime yazan her insana sanatçı dersek bir sürü insana saygısızlık etmiş olmaz mıyız? Bence oluruz efendim. Ama ben sanatçıyım o konuda bir şüpheniz olmasın. Sonuçta ben Betül’üm! Bunu aklımızdan çıkarmayalım lütfen. Ne yani yazıyı böyle ciddi bitireceğimi sanmadınız değil mi? 3 ayda beni unutmamışsınızdır umarım.

    Son olarak geri döndüğüme çok mutluyum ama bu pek kolay olmadı efendim. Bu yazıyı yazmak için bile bilgisayarın başına kaç kere oturdum ben bile şaşırdım. Bundan sonra tekrardan sık sık görüşeceğimizi umuyorum o sürede kendinize iyi bakın efendim!

    Au revoir, les amis!

Yorumlar