Öğrenci Olmanın 1001 Yolu

    Bonjour, les amis!

    Nasılsınız efendim? Görüşmeyeli hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu? Umarım güzel değişiklikler olmuştur. Benim hayatımda sekiz derslik bir değişim oldu (Bence gayet büyük bir değişiklik). Evet evet okulumun başlamasından bahsediyorum. Efendim ama o nasıl bir başlamaktır bilseniz… Bir anda her şey üst üste geldi halletmem gereken bir sürü şey çıktı ve bilin bakalım kim onları hala halledemedi. Bingo! Ben de her zaman yaptığım gibi bu konudan bloguma yazı çıkartsam nasıl olur diye düşündüm ve şu ana kadar olan kısma bakıyorum iyi oluyormuş. Malum benim okul hayatımın son senesi efendim yani klasik bir okul hayatından bahsediyorum ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite. Kendimi bildim bileli öğrenciyim ve bu bitiyor (biraz hüzünlendim). Çok farklı bir hayata adım atacağım buna ne kadar hazırım bilmiyorum. Ama aptallık etmeyeyim değil mi ben Betül’üm sonuçta! Bunun üstesinden gelirim. Sadece öğrencilik olayım bitmeden bunu da yazmak istedim. Öğrenciliğin 16. senesinde olan biri olarak bence size gayet güzel maddeler yazacağım efendim. E hadi gidelim o zaman!



1)    Öğrenciliğin en önemli ve birinci maddeyi hak eden noktası… Tabi ki dersler! Şaka yapıyorum gelin buraya. Tabii ki arkadaşlar efendim. Okula başladığımız andan itibaren yapamadığınız derslere birlikte sinirlendiğiniz, hocalara birlikte kızdığınız, birlikte çalıştığınız, birlikte dersten kaldığınız, birlikte ağladığınız (bizim grupta genelde ben ağlıyorum dersler yüzünden ama olsun beraber ağlıyoruz sayılır) okul dışındaki hayatınızda da birlikte vakit geçirmekten zevk aldığınız ve planlar yaptığınız insanlar… İşte okulun bize kattığı en güzel şey.

2)    Tabii ki kantinler. Evet yani kantinden aldığınız çayı içilebilir hale getirmek için bir sürü şeker atıp hala o çayı zorla içmiyorsanız kendinize öğrenci demeyin, dememelisiniz, ben demezdim. Üniversite hayatımdan örnek verecek olursam sabah derslerine aç gidip tadına saya söve içtiğim o çayın zevki hep farklı olacak. Şu an ilk maddeye atıf yapacağım o çayı da arkadaşlarınızla içmelisiniz.

3)    En sevdiğiniz madde bu olacak. Bir öğrenciyi öğrenci yapan şey ödevler. Hele ki şu an her dersim için ayrı bir ödevim varken bunu tekrardan anlıyorum. Erteleyerek hepsini teslim tarihinden bir gün önceye bıraktığımız ödevler yoksa olmaz olsun öğrencilik… Ama siz siz olun efendim ödevlerinizi son güne bırakmayın ne gerek var o kadar yorulmaya. Planlı olmak güzeldir. Benim plan anlayışım biraz farklı olduğu için size bu konuda tavsiye veremeyeceğim ama siz güzel bir planlama yaparsınız ben size inanıyorum.

4)    Sınavlar… Okul hayatımızın her döneminde var ama ben üniversiteden bahsedeceğim. Ben sınava girmeden önce ayrı, sınavdan çıktıktan sonra ayrı ağlıyorum efendim. Sınav esnasında stresimi bir kenara koyup odaklanmayı başarıyorum, çünkü Betül olmak… Bunu hayatımın başka bir kısmında yapmıyorum sizin de yaptığınızı düşünmüyorum o yüzden bu da öğrenci olmanın esaslı bir parçası.

    Sanırım ana başlık olarak öğrenci olmak bu dört maddeyle tanımlanabilir. Tabii ki hepsinin üzerine daha fazla konuşulabilir, bu maddelerin hepsi ayrı bir yazıyı bile hak ediyor olabilir (ki bunu şu an fark ettim o yüzden ilerde yazabilirim hazırlıklı olun). Yaşadığımız süreç yüzünden en önem verdiğim ilk maddeden mahrum kalıyoruz. Her ne kadar sürekli iletişim halinde olsak da yan yana olmanın, kantinde oturup asla sevmediğimiz çaydan sürekli almanın, sınav öncesinde beraber çalışmanın ve daha bir çok şeyin yerini tutmuyor işte. Sanırım bu konu için ayrıca bir günce yazacağım çünkü hele bir de son senenizdeyseniz bu saydıklarımı yaşamak için bir seneniz kaldıysa ve yapamıyorsanız… Güçlü kalamıyorum! Kısacası okul hayatınızın son senesiyse ve pandemi sürecindeyseniz hayat gerçekten zor efendim. Ben şimdi gidiyorum. Ağlamaya… Gelmek isteyen varsa beklerim.

    Au revoir, les amis!

Yorumlar