Bonjour, les amis !
Bu başlığa tıkladığınıza göre kim olduğumu merak ediyorsunuz. Madem öyle birazcık bahsedeyim kendimden. 21 Kasım doğumluyum. Bunu buraya ekliyorum olur da arada beni mutlu etmek istersiniz ne bileyim iyi ki doğdun falan demek istersiniz diye. Demek istemezseniz de canınız sağ olsun efendim. Ben kendime diyorum o yeter yani. Neyse durun konuyu değiştirmeyeyim şimdi. Geleyim esas mevzuya;

Yukarıda görmüş olduğunuz şahsiyet yani ben tipimden de belli olduğu üzere hayatı ciddiye almamayı kendine ilke edinmiş ama hayatta kalmanın şartlarını bildiği için de sanki hayatı ciddiye alıyormuşcasına çabalayıp duran, başladığı işlerde ne olursa olsun sonuca ulaşmaya çalışan, kararsızlığı sevmeyen biriyim işte. En sevdiğim özelliğim umursamaz olmam ve umursamamanın getirilerini de umursamıyorum. Bir zamanlar hayata bir ucundan tutundum şimdi de bırakamıyorum niyeyse. E madem tutundum bu hayata boşa gitmesin diye okumayla, yazmayla, çizmeyle (ki bence çizmesem dünya için daha iyi olur ama bir ucundan ona da dokunuyorum yani) genelde sevdiği şeylerle uğraşan ama arada sevmediği şeylerle de uğraşmak zorunda kalan ''Aptallık etme sen Betül'sün'' lafını hayatının merkezine koymuş ve bu lafı sonuna kadar uygulayan biriyim işte.
Neyse buraya çok bir şey yazmama gerek yok sözlükte mükemmel kelimesini açın beni tanımlıyor zaten ;) Hatta durun ben size yardımcı olayım efendim buyurun şuradan bakabilirsiniz;
"Mutlu olmak umursamamaktır." Diyorsun.
YanıtlaSilHâlâ böyle davranıyorsan çok şey kaybetmişsin. Yol yakınken dön derim.
Çünkü hayatta mutluluk, ne yapmak ile ne yapmamakla arasında kalan bir durum . Mutlu olmak ile mutsuz olmak bir insanın nefes alıp vermesi gibi . İnsanin ikisine de ihtiyacı var . Belki yapsan mutlu olursun, belkide yapmasan mutlu olursun . Belki yapsan mutsuz olacaksın, belkide yapmasan. Yani anlayacağın ;
KALP ATACAK AGA, O NEFESİ ALIP VERCEN. =))
Son olarak ....
Umursa ama pişman olma ,
Göz ardı et , arkana bakma ,
Tevekkül et, hayırlısını işte.
Neyi kontrol edip, neyi kontrol edemeyeceğini bilmek. Yapabileceğin şeyi en iyi şekilde yap, gerisi senin elinde değil. Kasmanın, tekrar tekrar aynı konular üzerinden geçmenin, her olasılığı irdelemenin hemen hemen hiç bir faydası yok. Bunu idrak etmek benim için çok uzun sürdü, hala beceremiyorum ama inşallah bir gün bu konuda daha da iyi olacağım. :)
Bunları yaptığında hayatın ne kadar hızlı ve güzel değişebileceğini düşün… ve yap.
(KADAYIFLI EKMEK)
Umursamamanın mutluluk getirdiğini hiçbir zaman savunmadım diyerek başlıyorum cevaplamaya. Ama sırayla cevaplamayacağım yazdıklarınızı. Size katılıyorum aynı konuları tekrar etmenin bir faydası yok ama bazen bazı konulara geri dönüşler yapmayı da bilmeli insan. İşin zor kısmını atlamışsınız umarım bir gün farkında olduğunuz bu olayı daha da iyi yapacaksınız. Ve söylemek isterim ki ben mutsuzluğu da kabullenebilen bir insanım. Arkadaşım olur kendisi ara sıra uğrar muhabbet falan ederiz. Hatta bunun için yazı bile yazdım. Okumak isterseniz blogumda mevcut. Son olarak da yorumunuz ve tavsiyeleriniz için teşekkür ederim efendim aklımın bir köşesinde bulunacaklar.
Sil